Jorge Luis Borges: Anlar
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz,sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler, Yazının devamını oku »
Jorge Luis Borges: Kum Kitabı
Çizgi sonsuz sayıda noktadan oluşur; düzlem sonsuz sayıda çizgiden; oylum sonsuz sayıda düzlemden; yüksek oylum ise sonsuz sayıda oylumdan… Kesinlikle hayır,
bu, more geometrico değil, öykümü anlatmaya en iyi başlama yolu. Bugünlerde, her uydurma öykünün gerçek olduğunu öne sürmek adet oldu; benimki ama, gerçek.
Belgrano Sokağı’ndaki bir apartmanın dördüncü katında yalnız yaşıyorum. Birkaç ay önce bir akşam üstü, kapıma vurulduğunu dudum. Açtım, bir yabancı duruyordu eşikte. Uzun boylu bir adamdı, hatları belirsizdi. Belki de miyopluğumdan ötürü öyle gördüm. Gri takım elbisesi ve elinde de gri bir çanta vardı. Yazının devamını oku »
Jorge Luis Borges: ZÂHİR
Wally Zenner’e
Zâhir, Buenos Aires’te yirmi centavo değerinde çok rastlanan bir paradır. Bir yüzünde N T harfleri ve 2 sayısı jiletle ya da çakıyla kazınmış gibidir; öbür yüzündeki tarihse 1929′dur. (Güzerat’ta, 18. yüzyılın sonuna doğru, Zâhir bir kaplandı; Cava’da, İnananların taşladığı, Surakarta Camii’nden gelme kör bir adamdı; İran’da, Nadir Şah’ın denizin dibine attırdığı, yıldızların yüksekliğini saptamaya yarayan bir gökbilim âleti, bir “usturlap”tı; 1892 sıralarında Mehdi’nin zindanlarında, Rudolf Karl von Slatin’in eliyle dokunduğu, bir sarığın katları arasına gizlenmiş küçük bir pusulaydı; Zotenberg’e göre Kurtuba Camii’nde on iki bin sütundan birinin mermerindeki bir damardı; Tetwin gettosunda bir kuyunun dibiydi.)
Bugün kasımın on üçü; Zâhir haziranda şafak vakti elime geçti. Ben artık bu anlatıdaki ‘ben’ değilim; ama olanları hatırlamam, hatta belki anlatmam bile hâlâ mümkün. Ne kadar bölük pörçük de olsa, hâlâ Borges’im. Yazının devamını oku »