Elias Canetti: MAHKUMUN KURBAN EDİLİŞİ

Ağustos 14, 2008 at 7:39 pm (Edebiyat, Felsefe) ()

O gece, bir tapınağın terasında , elindeki tahta sopalarla kendini sağ ve solunda duran, ayağa kalkmış iki jaguarın vahşi saldırılarına karşı savunan bir adam gördü. İki hayvan da rengarenk garip bayraklara sarınmıştı. Dişlerini gıcırdatıyor, gözlerini öyle bir açıyorlardı ki, insanın kanı donuyordu. Gökyüzü siyahtı, bütün yıldızlarını cebine saklamıştı.

Mahkumun gözlerinden cam gibi gözyaşları aktı ve yere binlerce ufak parça halinde düştü. Ama daha başka bir şey olmadığından vahşi dövüş sıkıcılaştı ve tüm izleyenlerin esnemesine yol açtı. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Körleşme’den Derleme “Kadınlar Aptal mıdır” ?

Ağustos 14, 2008 at 7:39 pm (Edebiyat, Felsefe) ()

Buddha’nın , Konfüçyüs’ün , Homeros’un , Aziz Thomas’ın kadın düşmanlığı nereden gelmektedir ?

Aklı başında sınıfına dahil ettiğimiz Entelektüel kesimin kadınlardan duydukları bu nefretin,kaçışın gerçek nedenleri nelerdir ?

Buddha’nın dediği gibi cidden “aptal mahlukatlar mı” ? veya Aziz Thomas’ın söylediği gibi “hızla yayılıp büyüyen yabani otlar” mıdır ?

Tarih boyunca ezilip hakir görülen, “İnsan sınıfı”na dahil edilmeyen kadınlar hakkında, söylenenler, söylediklerini belgeleyenler…

Elias Canetti Körleşme kitabında ayrıntıları ile değiniyor bu konuya.. Meraklısı içinde bir derleme yaptık.. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Elias Canetti: Kıskançlık

Ağustos 14, 2008 at 7:37 pm (Edebiyat, Felsefe) ()

Dünyada kıskanç bir erkeğin kıskançlığından kurtarılması kadar zor bir iş daha yoktur. Kıskançlığın ne olduğu üzerine enine boyuna düşünmeden, bu iş başarılamaz pek.

Düşüncede ve solunan havada baş gösteren bir daralmadır kıskançlık, sanki küçük bir odada yaşanması gerekmektedir ve odadan kaçıp kurtulmanın yolu yoktur.

Yer yer odada bir pencere açılır, kıskançlık konusu nesne şöyle bir göz atar içeri, sonra yine kaybolur ve pencere kapanır. Kıskançlık elini kolunu sallayarak dilediği gibi ortalarda gezip dolaşırken, kıskanç kişinin kendisi odaya hapsolmuştur ve bir yere kıpırdayamaz. Bir yere gidilemez olmuş, kıskançlıkta doğmuştur. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Elias Canetti: Sürü

Ağustos 14, 2008 at 7:37 pm (Edebiyat, Felsefe) ()

Sözcüğün modern anlamıyla kitle kristalleri ve kitleler, hâlâ aynı olan daha eski bir birimden türemiştir. Bu birim sürü’dür.* On ya da yirmi kişilik küçük gruplar halinde dolaşan küçük hordalar** arasında sürü, komünal heyecanın ortak ifadesidir.

Sürünün karakteristik özelliği büyüyememesi olgusudur. Etrafı boşlukla çevrilidir ve kelimenin tam anlamıyla ona katılabilecek hiç kimse yoktur. En yakıcı dileği daha fazla sayıda olmak olan, heyecan içinde bir grup insandan oluşur. Avlanma ya da kavga olsun, birlikte yaptıkları her ne ise daha fazla sayıda insanla birlikte yapmaları çok daha iyi olur.

Bu kadar az kişiden oluşan bir grup için, sürüye dahil olan her bir insan ayrı, önemli ve vazgeçilmez bir katkı anlamını taşıyacaktır. Bu insanın sürüye kattığı kuvvet, sürünün toplam kuvvetinin onda ya da yirmide biri kadar olabilir. Doldurduğu konum hepsi için kazançtır; bugün hemen hemen hiç birimiz için olmadığı bir biçimde, grup rezervi içinde hesaba katılır. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın