Arthur Rimbaud: Sarhoş Gemi

Ağustos 14, 2008 at 6:28 pm (Edebiyat) ()

Ölü sularından iniyordum nehirlerin
Baktım yedekçilerim iplerimi bırakmış;
Cırlak Kızılderililer, nişan almak için
Hepsini soyup alaca direklere çakmış.

Bana ne tayfalardan; umurumda değildi
Pamuklar, buğdaylar, Felemenk ve İngiltere;
Bordamda gürültüler patırtılar kesildi;
Sular aldı gitti beni can attığım yere.

Med zamanları, çılgın çalkantılar üstünde,
Koştum, bir çocuk beyni gibi sağır, geçen kış
Adaların karalardan çözüldüğü günde
Yeryüzü böylesine allak bullak olmamış. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: Polise Yeminli İfade

Ağustos 14, 2008 at 6:28 pm (Edebiyat) ()

10 Temmuz (akşam 8 suları)

Bir yıldan daha fazla bir süre Londra’da Mösyö Verlaine’le beraber yaşadım. Gazeteci olarak çalışıyor ve Fransızca dersi veriyoruz. İçinde yaşadığımız cemiyet imkânsızlaşmıştı, ben de Paris’e geri dönmek istedim. 4 gün sonra Brüksel’e gitmek için yola çıktım ve Verlaine’in beni ona katılmaya çağıran telgrafını gördüm. 2 gün sonra geldim ve Brasseurs Caddesi No. 1′de onunla ve annesiyle kaldım. Paris’e gitmek istediğimi açıkça söylemiştim. “Tamam git, neler olacağını göreceksin” diye cevap verdi.

O sabah, Saint Hubert Galerisi’nde bir ara yoldan tabanca satın aldı, öğlen sularında döndüğünde tabancayı bana gösterdi. Grand Place’taki Maison des Brassuers’e gittik ve benim ayrılışım üstüne kavga ettik. Saat 2 sularında evimize döndüğümüzde bir anahtarla kapıyı kilitledi, oturdu, tabancasını doldurdu ve iki defa ateş etti. Bana “Sana terketmeyi öğreteceğim!” dedi. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: Mutluluk

Ağustos 14, 2008 at 6:27 pm (Edebiyat) ()

Ey mevsimler, ey şatolar!
Deyin kusursuz kim var?

Ben de herkes gibi tuttum
Büyülü mantığı denedim.

Selâm Gal horozuna selâm
Selâm her ötüşünde selâm

Hevesten, arzudan oldum
Görün sıfırı tükettim. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 9 Son Bölüm

Ağustos 14, 2008 at 6:27 pm (Edebiyat) ()

BOTTOM

GERÇEK, benim büyük yaratılışım için her ne kadar güçlüklerle doluysa da,- gene de Bayan’ın evinde tavanın silmelerine doğru uçan ve kanatlarımı akşamın karanlıklarında sürüyen kocaman kül rengi – mavi bir kuş olarak buldum kendimi.

Onun tapılası elmaslarını ve vücudunun kusursuz yapısını taşıyan karyolanın ayakucunda, diş etleri mor, kaygıdan tüyleri ağarmış bir ayı oldum; gözlerim billur ve gümüş takımlarında konsolların. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 8

Ağustos 14, 2008 at 6:26 pm (Edebiyat) ()

GENÇLİK

I

PAZAR

HESAPLAR bir yana, gökyüzünün kaçınılmaz inişi, anıların yoklaması ve uyumların oturumu, usun barınağını, kafasını ve evrenini uğraştırıyor.

- Bir at, kömürsü bir vebayla delik deşik, kentin kıyısındaki koşu alanından boşanıp tarlalar, ağaçlıklar boyunca geçip gidiyor. Zavallı çilekeş bir kadın, nice beklenilmedik bırakılmışlıklardan sonra; yeryüzünün bir köşesinde iç çekiyor. Caniler, fırtınadan, sarhoşluktan ve yaralardan sonra tükeniyor. Küçük çocuklar, ırmaklar boyunca felâketler altında boğuluyorlar.

Yığınlarla birleşen ve yükselen yırtıcı yapıtın gürültüsünde yeniden çalışmaya koyulalım. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 7

Ağustos 14, 2008 at 6:25 pm (Edebiyat) ()

KIŞ BAYRAMI

OPERA – KOMİK’in kulübelerinin arkasında çınlıyor çağlayan. Irmağın dolambaçlı yerinin yakınındaki meyve bahçelerinde, ağaçlıklı yollarda – batan güneşin yeşillerini, kırmızılarını uzatıp duruyor hava fişekleri. Birinci İmparatorluk tarzında saç tuvaletli Horace Nemfaları – Değirmi Sibiryalı kadınlar, Boucher’nin Çinli kızları.

BOĞUNTU

O, benim boyuna ezilmiş tutkularımı hiç bağışlatabilir mi, – yoksulluk çağlarını ferah bir son hiç düzeltebilir mi, başarılı bir gün bizi o yazgısal yeteneksizliğimizin ayıbı üstünde uyutabilir mi?

(Ey hurmalar! elmas! – Aşk, güç! – tüm sevinçlerden, ünlerden daha yüksek! – bununla birlikte, her yerde, – İblis, tanrı, – gençliği bu yaratığın: ben!) Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 6

Ağustos 14, 2008 at 6:25 pm (Edebiyat) ()

UYANIK GEÇEN GECELER

I

IŞIL ışıl bir dinleniş bu, ne humma, ne bitkinlik, yatakta ya da çayırda.
Dost bu, ne ateşli, ne zayıf. Dost.
Sevgili bu, ne çeken, ne çektiren. Sevgili.
Hiç bir zaman aranmamış hava ve dünya. Hayat.
- Bu muydu demek?
- Ve düş soğumakta. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 5

Ağustos 14, 2008 at 6:24 pm (Edebiyat) ()

KENT

BİR ölümlüyüm ben ve büyüyen gelişen yeni bir başkentin de pek yakınmayan bir vatandaşıyım; çünkü kentin planının olduğu kadar evlerinin döşenmesi ve dış görünüşü de bilinen beğeniden sıyrıldı. Burada hiç bir anıtta aşırı bir bağlılığın izlerini bulamazsınız. En sonunda, ahlâk ve dil en yalın anlatımını buldu. Birbirlerini tanımak gereğini duymayan bu milyonlarca insan, ki anlamsız, bir istatistiğin ortaya koyduğu gibi anakarada yaşayan öbür insanlardan çok daha az uzun ömürlü olmamalı, eğitimi, zanaatı ve ihtiyarlığı hep ayni düzeyde sürdürüyor. Nitekim, ben penceremden, kömürün sık ve sonsuz dumanları arasında yuvarlanan yeni tayfları – o ormanlarımızın gölgesi, bizim o yaz gecemiz! – ve benim yurdum, olanca yüreğim demek olan küçük kır evinin önündeki yeni Erinnyes’leri * görüyorum; hem madem burada her şey, – o canlı kızım z ve halayığımız gözü yaşsız Ölüm’e, umutsuz bir Aşk’a ve sokağın çamurlarında cıvıldayan güzelim Suç’a benziyor. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 4

Ağustos 14, 2008 at 6:23 pm (Edebiyat) ()

GÖSTERİ

BU tuhaf kişiler çok kuvvetli. Bunlardan birçokları dünyanızı ele almışlar. Vicdanlarınızla o parlak yetilerini, deneylerini harekete geçirmek için ne bir gereksinme duyuyorlar, ne de acele etmeye kalkıyorlar. Ne olgun kişiler! Yaz gecesileyin şaşkın gözler, kırmızı, kara, üç renkli, altın yıldızlarla kemirilmiş çelik; yitik, kurşunluk, soluk, yangına uğramış yüzler; delişmen ses kısıklıkları! Yaman yürüyüşü düzme işlemelerin!

- Korkunç sesler ve kimi tehlikeli kaynaklarla donatılmış .
- Chérubin’e nasıl bakarlar ki? – bazı gençler var. Kılıkları şık, ama tiksinti verici, kirli kazançlar için kente gönderiliyorlar. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Arthur Rimbaud: İlluminations – 3

Ağustos 14, 2008 at 6:23 pm (Edebiyat) ()

YAŞAMALAR

I

Ey o koca caddeleri kutsal ülkenin, taraçaları o tapınağın!

Bana atasözlerini açıklayan o Brahman’a ne oldu? O çağlardan, o yerlerden, hâlâ o ihtiyar kadınları görüyorum! Gümüş saatleri, nehirlere karşı güneşi, dostun omuzumdaki elini, sonra o baharat kokulu odalarda ayak üstü sevişmelerimizi hatırlıyorum. – Düşüncemin yöresinde kızıl güvercinlerin uçuşu görülüyor. – Buraya sürülmüş, bütün edebiyatların o ölümsüz oyunlarını oynayacak bir sahnem oldu. Size o duyulmadık zenginlikleri bir bir göstereceğim. Bulduğunuz o gömülerin tarihini inceliyorum. Sonrasını görüyorum! Kaos’leyin hor görülüyor işte erdemliğim. Sizi bekleyen şaşkınlığın yanında nedir ki benim yokluğum? Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Next page »