hiaxysheytan.com ‘dan devam..

Kasım 29, 2008 at 7:32 am (Edebiyat, Felsefe, Güncel Mevzular, Müzik, Sinema)

HiAxySheytan http://hiaxysheytan.com/ adresinden devam ediyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Nasıl bir sinema izleyicisisiniz?

Ekim 6, 2008 at 9:07 pm (Sinema) ()

Sinemayı sevmeyen birini bulmak zordur. Niye? Çünkü film izlemek kolaydır, genellikle iki saat içinde de neticeyi alırsınız. Artı, mutlaka ilginizi çekecek bir tür ve konu bulursunuz. Yanı sıra masrafsızdır: Televizyon sayesinde para harcamanız da gerekmez. Herkes film izler ama bazılarımız işi ilerletir: Kimimiz bir filmin görüntü yönetmenini, müzik direktörünü bile tanır, kimimiz üç kez izlediği filmin yönetmenini bile bilmez. Testi çözün, mertebenizi görün…

1) Kolay bir soruyla başlayalım: Harry Potter salgınından kazandığı paralarla kıyamete kadar lüks içinde yaşayabilecek kadar zengin olan yazar kimdir? Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Noviembre – Kasım

Ağustos 17, 2008 at 2:16 pm (Sinema) (, )

Yönetmen: Achero Mañas
Senaryo: Chero Mañas, Federico Mañas
Görüntü yönetmeni: Juan Carlos Gómez
Müzik: Eduardo Arbide
Tür: Kara Komedi, Dram
Yapım: İspanya 2003 104 dakika (Renkli)
Dil: İspanyolca

Oyuncular
Óscar Jaenada … Alfredo
Ingrid Rubio … Lucía
Javier Ríos … Juan
Juan Díaz … Daniel
Adriana Domínguez … Alicia
Jordi Padrosa … Imanol
Núria Gago … Helena
Juanma Rodríguez … Pedro
Héctor Alterio … Yuta
Paloma Lorena … Lucía
Angel Facio … Juan
Juan Margallo … Daniel
Amparo Valle … Alicia
Fernando Conde … Imanol
Amparo Baró … Helena

Dünyayı değiştirmeyi denemek için yola çıkan bir gurup gencin bu amaçlarını gerçekleştirmek yolunda seçtikleri silahları olan sanatın – ki sanatın gücü bu yolda onlar için sadece bir basamaktır- günümüzdeki tekdüzeliğine ve kalıplarına sıkıştırılmasına getirilen bir eleştiri sunuyor Noviembre.
Oyunculuk ideallerini gerçekleştirmek için Madrid’e gelen Alfredo, büyük şevk ile başladığı konservatuarı, basmakalıp yöntemlere dayalı eğitimi ve sanat üzerindeki sınırlayıcı yapısı yüzünden yarıda bırakarak arkadaşları ile sokaklardaki özgürlüğü tercih eder. Sıra dışı oyunlarını kalabalık metro ve caddelerde sergileyerek seyirciyle iç içe olmayı ve sınırsız kitlelere ulaşmayı amaçlarlar. Ne var ki mevcut toplum düzeni de yarıda bıraktıkları konservatuar ve tiyatro sahneleri gibi basmakalıp ve kısıtlayıcı yasalarla ve tepkisiz insanlarla kuşatılmıştır. Günümüzde tiyatro ve sanat, leş kokan kurul odaları, sanatçı ise maaşlı çalışan devlet memurudur. Rahata düşkünlük, bürokrasi, ticarete karşı sanat, insanlara yaşadıklarını hissettirebilir, insanın ruhuna erişerek topluma şuur getirir. O, her türlü ırk, din, dil ve cinsiyetten bağımsız bir silahtır.
Ekibin çingene, dilenci, sakat, ama rolleri oynarken kendilerine yardım etmek, sadaka vermek isteyen insanlara tepkilerini tebessümle izlerken sarsıcı bir final ile karşılaşacaksınız:
“Dünyayı değiştirmek istemiştik, başaramadık. Şimdi ise dünyanın beni değiştirme engellemek için direniyorum.”

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın